Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
Mevlana
Birisine siz, şerefli ve mükerrem bir insan diyorsanız, sizin söylediğiniz sözü onun “Ayaklı şeytansın” anlaması onun dinlemesinden, anlamasından gelir. Rabbim senden çok çok iyisini, benden daha kötüsüne gönderdide, gene de hakaret et, küfür söz söyle, belalar oku, beddualar et demedi. Yumuşak konuşun dedi. (Taha44)
ne gönlünün iklimi, ne ruhundaki mevsimler.. hepsi bahane, gitmek istedin. (Ben hiçbir zaman gitmek istemedim, gitmedim. Ben hep telefon telinde bekleyen güvercindim, uçup uçup giden, geri gelip gelip tele konan güvercin değil. Biricik arkadaşım gene geldi diye konuşan,Uçup uçup giden mağrur, kibirli, bencil güvercin değil, telde bekleyen güvercin. Senin öyle dinlediğinden, öyle anlamak istediğinden ileri gelen bir anlayışın bu sadece. Hepsi bahanen, gitmemi istedin.)
Söyleyenin söylediği söz güzelse, kör kulak için, sağır göz için ha güzel söööz, ha boş bir çirkin söz, ha bıdı bıdı, ha bir hakaret... Ne fark eder.